Çarkıfelek – Passiflora incarnata

Bir Güney Amerika yerli bir bitkisi olan Passiflora ya da diğer ismi ile Çarkıfelek, sülük dalları ile tırmanıcı bir bitki olup,tırtıklı ve loplu yaprakları mevcuttur. İri stamenleri ve keseleri bulunur. Beyaz taç yaprakları ile mor pembe iplikçikleri vardır. Ülkemizde fırıldakçiçeği, saatçiçeği olarakta adlandırılır.

Yaz sonunda toprağın üzerinden kalan bölümleri toplanıp kurutulduktan sonra, tentür, drog, çay ve sıvı ekstre biçimde değerlendirilir. Eser miktarda alkoloit ve çeşitli flavonoitler ( % 2,5 oran ) içerir.

Anksiyete bozukluğu, kas spazmlar, sinirsel kaynaklı sindirim sorunları, uykusuzluk gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bir bitki olan Çarkıfelek ya da bilinen adı ile passiflora, hafif etkili bir ilaç olduğu için çocuklarda kullanıma da uygundur. Gevşetici özelliği ile bağımlılık yapmayan bu bitki etkileri bakımından kediotuna benzemekte ve sakinleştirici içeriği ile etkili olmaktadır. Ayrıca adet sancılarında ve baş ağrılarında da hafifletici etkilere sahip olduğu bilinmektedir.

Yapılan bilimsel çalışmalar ile içeriğinde bulunan maltol ve etilmaltolün sakinleştirici etki yaptığı kanıtlanmıştır.

Yan etkileri konusunda bugüne kadar bir bildirim ve tespitte bulunulmamış olmasına rağmen, hamilelerin ve emziren bayanların kullanması konusunda ihtiyatlı davranılması tavsiye edilmiştir.

Passiflora

Çarkıfelek Otu

Çarkıfelek

Passiflora Meyvesi

Passiflora

Passiflora Çiçeği

Sarı Kantaron – Hypericum Perforatum

Kılıçotu, Kanotu, Mayasıotu, Koyunkıran, Binbirdelik otu olarak ta anılan Sarı Kantaron bitkisinin eski inanışlarda, kokusunun kötü ruhları uzaklaştırdığına inanılırdı. Yol kenarları, otlaklar, meralar benzeri yerlerde kendiliğinden yetişen bu bitki sarı çiçekleri ile sonbaharın sonuna kadar tabiatı süslemektedir. Yaklaşık olarak 2000 yıldır da sinirsel rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Haziran ayı ortalarından Eylül ayı sonlarına kadar toplanan Sarı Kantaron bitkisi demetler halinde kurutulur ya da taze çiçekleri kullanılır. Sarı yapraklarındaki saydam lekeler ve taç yapraklarındaki siyah benekler ayırıcı özelliğini oluşturur.

Sarı Kantaron bitkisi yaprakları spesifik olarak koyu kırmızı bir yağ içermektedir. Hiperisin adı verilen bu yağın, tıbbı etkilerinin bir çoğunun temelinde yattığı düşünülmektedir. Flavonoid ve Tanenler açısından da zengin özelliklere sahiptir.

Özellikle iki temel özelliğinden günümüz tedavi yöntemlerinde de sıkça kullanılmaktadır. Bunlardan ilki yara iyileştirici olması nedeniyle, cilt üzerinde bulunan kesik ve yaralanmalarda, yanıklarda şeklinde olmakta, diğer özelliği ise, daha çok ön plana çıkarılmış olan hafif şiddetteki depresyon tedavileridir. Bir çok ülke de hafif dozlu anti depresan olarak hekimler tarafından da tavsiye edilmektedir. Ancak yapılan tüm araştırmalar bu özelliğinin etkilerinin neden kaynaklandığı yönünde bir bilimsel açıklama getirememiştir. Almanya da gerçekleştirilen ve 1984 yılında konu olan araştırmalarda tüp içindeki hiperisin maddesinin MONO inhibitörleri ile aynı şekilde etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca içeriğinde bulunan hiperforin maddesininde beyindeki serotonin faaliyetlerinde olumlu etkileri ispatlanmıştır. Bu da kısmende olsa antidepresan işlevini kanıtlamaktadır.

Nevralji, siyatik gibi acı veren iltihaplanmalarda harici olarak kullanılabilmektedir. Ayrıca sinir yorgunluğu, endişe, huzursuzluk, anksiyete, uykusuzluk gibi şikayetlerde dahilen tercih edilmektedir. Bir çok ülke de ekstre ve tabletleri drogstore ve eczanelerde satışa sunulmaktadır.

Tüm bu yararlı çalışmalara rağmen özellikle bu bitkinin hekim izni ve kontrolü olmadan kullanılması tavsiye edilmemektedir. Bir çok ilaçla etkileşime giren Sarı Kantaron bitkisi, devam edilen ilaçlarla birlikte alınmamalıdır. Güneşten etkilenen hiperisin maddesi deri de döküntülere ve kızarıklıklara yol açmaktadır. Kullanım esnasında güneş ışığı teması olmamalıdır. Ayrıca her zaman söylediğimiz gibi, hamile ve emziren kadınlar kullanmamalıdır.

 

Sarı Kantaron Çiçekleri

Sarı Kantaron Çiçekleri

 

Binbirdelikotu

Yok kenarında Sarı Kantoron Bitkisi

 

Sarı Kantoron

Bahçede Sarı Kantaron

 

 

Altınotu ( Helichrysum Arenarium )

Kendinizi dağlara ovalara bıraktığınızda, dikkatinizden kaçması zor olacak bitkilerden birisi de altınotu’dur. Sapsarı ve minik bir düğme şeklindeki çiçekleri kendilerine has dizilişleri ile mutlaka kolaylıkla fark etmenizi sağlayacaktır. Köy evlerinde, kahvehanelerde süs olarak ta sergilenen bu bitkinin görsel olarak deformasyona uğramaması hem güzel görünmesini sağlamakta hemde ölmez çiçek olarak adlandırılmasına neden olmaktadır.

Altınotu‘nun yurdumuzda bilinen yaklaşık otuz dört türü bulunmaktadır. Bunlardan da on yedi tanesi endemik, yani sadece ülkemizde yetişen türler olduğu bilinmektedir. Flavonlar açısından zengin olan çiçekleri drog olarak kullanılmaktadır. Dioscorides (M.S. 40-90) eserlerinde bu bitkinin karaciğer rahatsızlıkları, safra üretimi, safra taşlarının düşürülmesi ( eritilip, dağıtılmak suretiyle vücuttan atılması ) siyatik ve fıtıkta kullanıldığından bahsetmiştir. Ayrıca idrar güçlüğü konusunda diüretik olarak kullanılmıştır. Ayrıca cilt üzerinde düzenleyici etkisinin görülmesi üzerine uçucu yağı eldesi de kullanılmaya başlanmıştır Bu türün ekstreleri serbest radikallerle ile mücadele ettiği için güneş kremlerinde, kırışık etkili yüz ve vücut ürünlerinde kullanılmaktadır.

Bilinen kullanımı ise , günlük olarak bir bardak kaynaması durmuş suyun içine 1 tatlı kaşığı konarak 5-7 dakika demlenerek tüketilmesi şeklinde tavsiye edilmektedir. Tedavi edici olarak günde 3 bardak aç karnına alınabilmektedir. Hamilelerin ve çocukların kullanmaması daha doğru olacaktır.

Altınotu

Altınotu

Ölmez çiçek

Altınotu, Ölmezçiçek_2

Ölmezçiçek

Ölmezçiçek_Altınotu